İKİNCİ BÖLÜM

MİLLÎ EMNİYET HİZMETİ RİYÂSETİ (M.E.H./MAH)
(1927-1965)
(Devam)


4. M.E.H.'in MAH Rumûzu İle Telâffuz Edilmeye Başlanması

"Millî Emniyet Hizmeti" (M.E.H./MAH) adının Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından verildiği bilinmektedir. Gerek, Riyâset'in kuruluşunu bildiren 6 Ocak 1926 tarihli ve Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa imzalı belgede ve gerekse Riyâset'e resmiyet kazandıran 19 Aralık 1926 tarihli ve Gazî Mustafa Kemal (Atatürk) imzalı Bakanlar Kurulu Kararnâmesi'nde Teşkilât'ın adı "Millî Emniyet Hizmeti", kısaltması da "Mim.Elif.Hı." şeklinde geçmektedir. Burada, araya konan noktalar sebebiyle, "Emniyet"i okutan Elif'in "A" olarak okunması imkânsızdır. Daha sonra, "Mim" ile "Elif" harfleri birleştirilerek, "M.E.H."in "MAH" olarak yazılması ve okunması ortaya çıkmıştır. Bu tercihin, Teşkilât'a bir rumûz yaratılması amacıyla yapıldığı da düşünülebilinir. Kısaltmada, kulağa hoş gelmeyen M.E.H.'in MAH olarak yazılması emrini, bilâhare şifahen Atatürk'ün verdiği yolunda da bilgiler bulunmaktadır.

Gizli tutulan Teşkilât'ın adı ve resmî yazılarda bulunan MAH rumûzu, konuyu bilmeyen kişiler tarafından açılarak "Millî Amâle Hizmet", "Millî Âmâle Hizmet" ve "Millî Âsâyiş Hizmeti" olarak yanlış şekilde ifade edilmiştir. Bu tabirlere, Osmanlıca ve Lâtin harfli hiçbir resmî belgede rastlanılmamakta ve Teşkilât'ın adı sadece "Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti" olarak geçmektedir.

M.E.H. ve MAH kısaltmalarının, her ikisinin de 1930 yıllarına kadar, resmî yazılarda matbû olarak kullanıldığı görülmektedir. 1 Kasım 1928 tarihinde kabul edilen Harf İnkılâbı'ndan sonra yeni harflere (Lâtin) geçiş döneminde, 1930 yıllarına kadar, yazışmalardan bir kısmına eski harflerle devam edilmiştir. Daha sonra, MAH rumûzu M.E.H.'in yerini alacak ve MAH kısaltması yazılmaya ve söylenmeye başlanacaktır[39].

Riyâset'e, gerek Merkez Âmirlikleri'nden, gerekse dış makamlardan gelen resmî yazıların hitap şekillerinde de bir düzenin olmadığı anlaşılmaktadır. Örneklerini koyduğumuz M.E.H. ve MAH rumûzlu belgelerdeki hitap şekillerinde çeşitlilik görülmektedir. Bu belgelerin sadece, rumûzları, hitap şekilleri ve imza blokları verilmiştir[40]. Hitap şekillerine örnek teşkil edenler aşağıda gösterilmiştir. Yazılarda Makam'a; "M.E.H. Riyâset-i Âliyesine", "M.E.H. Riyâsetine", "M.E.H. Riyâset-i Canib-i Samisine", "Millî Emniyet Hizmeti Riyâsetine", "Millî Emniyet Hizmeti Reisliğine", "Millî Emniyet Hizmeti Başkanlığına", "Riyâset-i Celileye", "MAH Riyâset-i Âliyesine" başlıkları ile hitap edilmiştir.

5. Gizliliğin Kaldırılması (23 Haziran 1943; 9 Mart 1954)

6 Ocak 1926 tarihinde kurulan ve kuruluşuna 19 Aralık 1926 tarihinde resmiyet kazandırılan Riyâset ile ilgili Bakanlar Kurulu kararı, dönemin özelliği göz önüne alınarak Resmî Gazete'de yayınlanmamış, yapılan tebligatlardan da anlaşılacağı üzere "Çok Gizli ve Kişiye Özel" gizlilik dereceli olarak kalmıştır.

Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti'nin mevcudiyetinin gizliliği 1943 yılında ortadan kalkmıştır. Resmî Gazete'nin 29 Haziran 1943 tarih ve 5442 sayılı nüshasında yayınlanmış olan 23 Haziran 1943 tarih ve 4443 sayılı "Başvekâlet Teşkilâtı Hakkında Kanun"un 2. Maddesi'nde "Başvekâlet teşkilât kadroları ilişik cetvelde gösterilmiştir.", 3. Madde'sinde ise "Beşinci ve daha yukarı derecedeki vazifelere alınacak memurlar Başvekilin inhası ve Reisicumhurun tasdikiyle, diğerleri dairelerinin teklifi üzerine Başvekil tarafından tâyin olunur." denilmektedir. Kanunun 2. Madde'sinde belirtilen "teşkilât kadrolarına ait cetvel" de 1 adet, 150 TL. maaşlı "Millî Emniyet Hizmeti Reisi" kadrosu bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu kanun ile MAH Riyâseti'nin kuruluş gizliliği ortadan kalkmış bulunmakta ve eskiden olduğu gibi yine Riyâset'in Başbakanlığa bağlı olduğu görülmektedir[41].

Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti'nin Başvekâlet kadro cetvelinden kanun maddesi metnine açık olarak geçişi ise 1954 yılında olmuştur. Resmî Gazete'nin 17 Mart 1954 tarih ve 8660 sayılı nüshasında yayınlanmış olan 9 Mart 1954 tarih ve 6330 sayılı "Başvekâlet Teşkilâtı Hakkında Kanun"un 1. Madde'sinde "Başvekâlet Teşkilâtı, bir Müsteşarın idaresi altında Millî Emniyet Hizmetleri Reisi ve mütehassıs müşavirlerden teşekkül eder.", 2. Madde'sinde "Başvekâlet Teşkilâtı kadroları ilişik cetvelde gösterilmiştir." ve 3. Madde'sinde de "Beşinci ve daha yukarı derecedeki vazifelere alınacak memurlar Başvekilin inhası ve Reisicumhurun tasdikiyle, diğerleri dairelerinin teklifi üzerine Başvekil tarafından tâyin olunur." denilmektedir. Bu kanunun 2. Madde'sinde belirtilen "teşkilât kadrolarına ait cetvel"de de 1 adet, 150 TL. maaşlı "Millî Emniyet Hizmetleri Reisi" kadrosu yer almaktadır.

Bu kanun ile Teşkilât'ın adı olan "Millî Emniyet Hizmeti", "Millî Emniyet Hizmetleri" olmuş ve Teşkilât bünyesinde "Mütehassıs Müşavir" kadrosu ihdas edilmiştir[42].

Yukarıdaki bilgilerin ışığında, Bakanlar Kurulu Kararnâmesi ile kuruluşuna 19 Aralık 1926 tarihinde resmiyet kazandırılan, daha sonra 1943 ve 1954 yıllarında yayınlanmış olan kanunlarla kuruluşunun gizliliği ortadan kalkmış bulunan MAH'ın, 22 Temmuz 1965 tarihinde yayınlanan 644 sayılı "Millî İstihbarat Teşkilâtı Kanunu"nun çıkmasına kadar kanunsuz bir kuruluş olduğu yolundaki görüş ve iddiaların tutarsız olduğu da anlaşılmış olmaktadır.