İKİNCİ BÖLÜM

MİLLÎ EMNİYET HİZMETİ RİYÂSETİ (M.E.H./MAH)
(1927-1965)


A. Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti'nin Kuruluşu ve İlk Yapılanma Çalışmaları (6 Ocak 1926)

1. İstihbarat Teşkilâtı'na Duyulan İhtiyaç (1923-1926)

30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasını müteakip 19 Mayıs 1919 tarihinde başlayan Millî Mücadele, 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması ile tamamen sona ermiş ve modern Türk Devleti'ni kurma çalışmaları başlamıştı.

1923-1926 yılları arasındaki dönem, Türkiye'de Atatürk İnkılâpları'nın başlama ve yerleşme dönemidir. Ancak inkılâplara karşı olanların hedefi Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal (Atatürk) olmuştur. 15 Haziran 1926 tarihinde ortaya çıkarılan İzmir Suikasti sonrasında Atatürk, Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte, "...Alçak teşebbüs benim şahsımdan ziyade mukaddes Cumhuriyetimize ve onun istinat ettiği yüksek prensiplerimize müteveccih bulunduğuna şüphe yoktur...Benim nâçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet pâyidar kalacaktır." sözleriyle Cumhuriyete ve inkılâplara olan inancını belirtmiştir.

İstihbarat faaliyetlerindeki branşların, ayrı ayrı ihtisas ve kabiliyet isteyen, yalnız savaş halinde değil, barış döneminde de sürekli çalışmayı gerektiren işler olduğu, Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti'nin kurulmasına rastlayan dönemde meydana çıkmış bir gerçek idi. Avrupa'nın belli başlı merkezlerinde, Berlin, Paris ve Londra'da Birinci Dünya Savaşı (1914-1918)'ndan çok önceleri yerleştirilmiş Espiyonaj yuvalarının nasıl çalıştıkları, gizli servislerin bu yuvaları ve ajanları keşfetmek hususundaki gayretleri, Espiyonaj ve Kontr Espiyonaj konularında yayınlanmış kitaplarda ve hatıralarda anlatılmakta idi. Diğer taraftan, özel teşkilâtlara sahip olan ülkeler, bunları devrin ihtiyaçlarına göre bir düzene sokmaya çalışırlarken, böyle bir teşkilâtı bulunmayan ülkeler de yeniden kurmaya başlamışlardı.

İşte, modern devletlerin istihbarat konusunda geliştirdikleri metotları ve teknik alandaki ilerlemeleri göz önüne alan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal (Atatürk), bir taraftan genç Cumhuriyet'e yönelik yabancı devletlerin Espiyonaj çalışmalarını, hanedan mensupları ve taraftarları ile yıkıcı ve bölücü (Ermenilik, Rumluk, Kürtçülük, Komünizm, rejim aleyhtarlığı vb.) odakların faaliyetlerini önlemek, diğer taraftan yapılan ve yapılacak olan inkılâp hareketleri ile rejimi kollamak ve korumak amacıyla, "Bu böyle olmaz, muasır devletlerde olduğu gibi biz de modern bir istihbarat teşekkülü kurmak mecburiyetindeyiz." ifadeleri ile teşkilâtın lüzumuna işaret ediyordu.

İÇİNDEKİLER