2937 SAYILI DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE
MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNU’NDA
6532 SAYILI KANUNLA YAPILAN DÜZENLEME

26.04.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6532 sayılı Kanun ile birlikte 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’na önemli yenilikler getirilmiştir. Söz konusu düzenlemeyle yaklaşık 30 yıl önce çıkarılan 2937 sayılı Kanun’un büyük ölçüde günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi sağlanmıştır. Değişen dünya ile birlikte, Türkiye’dekine benzer yasal düzenlemeler, demokratik ülkelerin istihbarat servislerinde de sıklıkla görülmektedir.


MİT’İN GÖREV ve SORUMLULUKLARI

MİT’in temel görevi; Türkiye’ye içten ve dıştan yöneltilen tehditler karşısında 2937 sayılı Kanun’da belirtildiği üzere milli güvenlik istihbaratını devlet çapında oluşturmak, bu istihbaratı ilgili yasada sayılan makamlara ve gerekli kuruluşlara ulaştırmaktır. MİT’in bu önemli işlevini yerine getirmesi için kamu kurum ve kuruluşlarından gerekli bilgi ve belgelere erişim sağlaması ve etkin bir işbirliği yapması zorunludur. Bunun yanı sıra dönüşüm geçiren tehditlerle mücadelede, MİT’in teknik ve siber altyapısını geliştirmesi de bir gereklilik halini almıştır. Dünyadaki kriz ve çatışma bölgelerinin bulunduğumuz coğrafyada yoğunlaşması da Türkiye’nin dış tehditlere daha fazla maruz kalmasına yol açmaktadır.

Yenilenen 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nda verilen yeni görev ve yetkiler incelendiğinde, kişisel hak ve özgürlükler noktasında uluslararası normların ve standartların gözetildiği görülecektir. MİT’e verilen yeni yetkilerin birçok demokratik ülkenin mevzuatında da yer aldığı kamuoyu ve uzmanlarca da bilinmektedir.


FAALİYETİN GİZLİLİĞİ ve MENSUPLARIN GÜVENLİĞİ

Dünyanın hemen her bölgesinde istihbari faaliyetler gizli çalışma usul, prensip ve teknikleri ile yürütülmektedir. Bu gizliliğin sağlanmasında istihbari faaliyetlerde görevlendirilenlerin güvenlikleri önem taşımaktadır.

Bu kapsamda 6532 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeyle istihbari faaliyetlerde görevlendirilen şahısların, kimliklerinin değiştirilmesi gibi deşifre olmalarını önleyici tedbirlerin alınabilmesine imkan sağlanmıştır.

MİT’in önleyici istihbarat kapasitesinin yapılan kanuni düzenlemeler ile artırılması, toplumun huzur ve güvenliğine yönelebilecek tehditlerin büyümeden engellenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.


İSTİHBARATA KARŞI KOYMA ve DIŞ İSTİHBARAT

Türkiye’nin, yabancı istihbarat servislerinin boyutları sürekli değişen casusluk faaliyetleri ile karşı karşıya olduğu yadsınamayacak bir gerçektir.

MİT, günümüzde artık gelişmiş teknik, insan ve siber istihbarat kabiliyetlerine sahip olan casusluk faaliyetlerine karşı gerektiğinde kolluk yetkisini doğrudan kullanmak suretiyle İstihbarata Karşı Koyma kapsamında mücadele etmektedir. Ayrıca Dış İstihbarat bağlamında milli güvenliğin sağlanabilmesi adına sınırlarımız dışında yaşanan gelişmeler hakkında istihbarat toplaması da kanun koyucu tarafından MİT’e verilmiş görevler arasında yer almaktadır.

6532 sayılı Kanun ile MİT’in Dış İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma alanlarında daha etkin ve verimli hale getirilmesi amaçlanmıştır.


TEKNİK ve SİBER İSTİHBARAT

Hızla gelişen teknolojiyle birlikte, milli güvenliğimize yönelik tehditlerin niteliği de değişiklik göstermektedir. Böylece devletlerin niteliği değişen teknik ve siber tehditler karşısında edilgen konumdan çıkması ve daha donanımlı bir şekilde mücadele etmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.

Bu bağlamda 2012 yılında Genelkurmay Elektronik Sistemler (GES) Komutanlığı’nın MİT bünyesine katılmasıyla önemli bir adım atılmış, 6532 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenlemeler ile tehdit niteliği taşıyan oluşumlar tarafından da yaygın bir şekilde kullanılan çeşitli teknik ve siber istihbarat unsurlarının MİT tarafından etkin bir şekilde kullanımı sağlanmıştır.


DIŞ POLİTİKAYA KATKI

Dış politikanın üretilmesi ve uygulanması konusunda Dışişleri Bakanlığı’nın ana aktör olmasının yanı sıra MİT’in de, sebep-sonuç ilişkisini ortaya koymak adına yapacağı analizler ile ülkeler arasında yaşanan büyük çaplı sorunların karşısında barışçıl diplomatik kanalların kapanmamasına yönelik yapacağı çalışmalar vasıtasıyla  dış politika konusunda karar alıcı mekanizmaya katkıda bulunması kaçınılmazdır.

Dış politikanın yürütülmesinde ve ülke menfaatlerini yakından ilgilendiren önemli kararların alınmasında, hayati öneme sahip hususlardan bir diğeri de hızlı ve doğru haber alma mekanizmasının oluşturulmasıdır. Yeni düzenlemelerle hukuki altyapısı güçlendirilen MİT’in artan teknik, siber ve insan istihbaratı kapasitesinin, dış politika yapımında karar alıcılara sağlayacağı desteğin artırılması hedeflenmektedir.


ŞEFFAFLIK ve DENETİM

MİT hâlihazırda, ülkemizin hukuk sisteminde kamu idarelerinin tabi olduğu tüm denetim mekanizmalarına tabidir. 6532 sayılı düzenlemeyle birlikte, Cumhuriyet tarihinde ilk defa MİT’in millet iradesinin doğrudan temsil edildiği TBMM tarafından denetlenmesinin önü açılmaktadır. TBMM bünyesinde kurulacak olan Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu ile demokratik ülkelerde mevcut olan önemli bir mekanizma ülkemize de kazandırılmaktadır.

MİT Müsteşarı’nın oluşturacağı bir Komisyon tarafından Teşkilat uhdesindeki bilgi ve belgelerin kullanıma ve paylaşılma açılmasının ve bunların akademik çalışmalar ile her türlü yayın ve edebi eserde kullanılmasının da önü açılarak tarihe tanıklık edilmesi açısından önemli bir gelişmeye imza atılmıştır.


KOORDİNASYON

Yeni düzenlemelerle birlikte MİT’e her türlü kurum, kuruluş, örgüt, oluşumlar ve kişiler ile doğrudan ilişki kurma ve uygun koordinasyon yöntemlerini uygulama yetkisi verilmektedir. MİT’e sağlanan bu yetki ile milli güvenliğe yönelik iç ve dış tehditler karşısında, istihbarat elde etmede diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda bilgi toplama imkânlarının genişletilmesi hedeflenmektedir. Milli güvenliğin sağlanması hedefine ulaşılması için, MİT’in her türlü kurum ve kuruluş ile etkin koordinasyon kurması hayati önem taşımaktadır.

SORU VE CEVAPLAR

MİT Personeli dokunulmaz mı olacak?
MİT'in yetkileri yargının gücünü sınırlıyor mu?
MİT Müsteşarı kanun üstü bir konuma mı getiriliyor?

- 2937 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca MİT mensuplarının yargılanması ile ilgili düzenlemeler kamuoyunda oluşan algının aksine bir -yargı kalkanı- olmayıp faaliyet güvenliğinin sağlanması gerekliliğinin bir sonucudur.
- MİT personelinin adli makamlar tarafından soruşturulmasına ilişkin izin alınması gerekliliği yalnızca görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işlenen suçlar ile sınırlıdır.
- Nitekim bahse konu düzenleme 4483 sayılı Kanun’da kamu görevlilerinin yargılanmasına yönelik prosedürler izlenerek hazırlanmıştır.
- MİT Müsteşarı’nın da diğer kurumların Müsteşarları gibi Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yargılanacağı hususu düzenlenmiştir.

MİT Anayasa üzerinde yetkilere sahip olan, yasalar üstü bir kurum haline mi getiriliyor?

- MİT’e verilen yetkiler Anayasa’ya aykırılık taşımamakta olup modern anlamda istihbarat hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli görülen uygulamalara yer verilmiştir.
- 6532 sayılı Kanun’da yer alan “diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hükmüne benzer düzenlemeler çeşitli kamu kurumlarının kanunlarında da yer almaktadır. Bu düzenleme ile meydana gelebilecek mevzuat çelişkilerinin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Bakanlar Kurulu’nca verilecek görevler operasyon yetkisini de içeriyor mu?
Dış güvenlik, millî güvenlik ve terörle mücadele gibi ifadelerin sınırı nedir?

- Yapılan kanun değişikliğiyle, ülke yönetiminde gerekli olan istihbarat bilgilerine azami ölçüde ihtiyaç duyan Bakanlar Kurulu’nca MİT’e verilecek olan görevlerin yerine getirilmesi öngörülmektedir. Çeşitli Avrupa ülkelerinin mevzuatlarında da Bakanlar Kurulu veya Bakanların istihbarat servislerini görevlendirmelerine dair hükümler mevcuttur.
- Bu yönde yapılan değişiklik kamusal yönetim ve hukuk ilkeleri açısından da uygundur.
- MİT’in dış güvenlik, milli güvenlik ve terörle mücadele kapsamındaki görevleri “icraya” yönelik olmaktan ziyade istihbari nitelikte olup kanunla belirlenen sınırlar içerisinde kalmaktadır.

MİT Yasası Anayasa'daki haberleşme ve basın hürriyeti ilkelerine aykırı mıdır?
Yasa gazetecilerin çalışma koşullarını zorlaştırmakta mıdır?

- İstihbari nitelikteki MİT belgelerinin açığa çıkması şüphesiz milli güvenlik açısından büyük risk teşkil etmektedir.
- Ayrıca açığa çıkan belgeler MİT mensupları ile ailelerini hayati tehlike ile karşı karşıya bırakabilecektir.
- Diğer yandan eski yasanın kabulünün üzerinden geçen 30 yıllık sürede hem basın yayın araçlarında hem de ilgili mevzuatta değişiklikler meydana gelmiştir.
- 6532 sayılı Kanun’da yapılan düzenleme ile MİT'e ait bilgi ve belgelerin yetkisiz ve yasadışı temin edilmesinin ve sahte olarak üretilmesinin engellenmesi amaçlanmıştır.
- MİT'e ait bilgi ve belgelerin basın-yayın yoluyla ifşa edilmesi ile ilgili olarak kanunun eski halinde de müeyyideler bulunmaktadır.

MİT’i kim denetleyecek?

- MİT herhangi bir istisna olmaksızın diğer kamu idarelerinin tabi olduğu tüm denetim mekanizmalarına tabidir.  
- İlaveten 6532 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme sonucunda güvenlik ve istihbarat faaliyetlerinin denetimine ilişkin olarak ilk defa TBMM nezdinde Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu kurulmuş olup MİT’in görev ve faaliyetlerine ilişkin millet egemenliğinin en üst düzeyde tecelli ettiği TBMM’nin doğrudan bilgi edinmesine imkân sağlanmıştır.
- 2937 sayılı kanunun 6 ncı maddesi kapsamında; yer alan faaliyetlerin denetimi, sıralı kurum amirleri ve Devlet Denetleme Kurulu tarafından yapılır.

MİT mahkeme kararı olmaksızın sıradan vatandaşların kişisel verilerine erişebilecek midir?
Bu durum özel hayatın mahremiyetini ihlal anlamı taşımıyor mu?

- 2937 sayılı Kanun’un verdiği yetkinin sınırları içerisinde MİT’in bazı verilere erişim imkânı olmakla birlikte kanunda da öngörüldüğü üzere iletişimin denetlenmesi ve teknik takip gibi faaliyetler için mahkeme kararı alınması gerekmektedir. Düzenlemenin bir amacı da MİT’in terörizmin finansmanı ile mücadelede imkân ve kabiliyetlerinin artırılmasıdır.
- MİT’in erişim yetkisine sahip olduğu her verinin gizliliği esas olup bu verilerin açığa çıkması 2937 sayılı Kanunun 27. maddesi kapsamında suç teşkil etmektedir.
- Ayrıca yetki kapsamındaki bilgi belge talepleri, sıkı bir iç denetim prosedürüne tabidir.